Chlamidya Trachomatis

Klamidya, cinsel yolla bulaşan hastalıklar içerisinde en sık gördüklerimizden bir tanesidir. Hastalığa Chlamydia trachomatis bakterisi neden olmaktadır. Hastalık çoğu zaman belirti vermemekte veya hafif düzeyde ilerlemektedir. Bu nedenle hastalığın teşhisi gecikmekte veya çoğu durumda fark edilememektedir. Uzun süre tedavi olmayan kadın ve erkekte üreme sistemlerinde kalıcı hasar meydana gelebilir.  Infertilite (kısırlık) gibi ciddi problemlere neden olabilmektedir.

Belirtileri nelerdir? 

Hastalık bulaşan kadınların %75’inde, erkeklerin ise %50’sinde; hastalığa ilişkin semptomları görmeyebiliyoruz.  Semptomların ortaya çıktığı durumlarda ise;

a) Kadınlarda (ilk dönemlerde)

  • Anormal vajinal akıntı

  • İdrarda yanma

b) Kadınlarda (ilerleyen dönemlerde)

  • Bel ağrısı

  • Mide bulantısı

  • Ateş

  • Cinsel ilişki sırasında ağrı - disparoni

  • Menstrüel periyotlar arasında kanama

c) Erkeklerde

  • Genelde şeffa kıvamda penis akıntısı

  • İdrarda yanma

şeklinde gözlenebilmektedir. Eğer hastalık rektum bölgesine bulaşmışsa; rektum ağrısı, akıntı veya rektal kanama gözlenebilir. Ayrıca hastalık oral seks sonrası boğaz bölgesine de yerleşebilmektedir.

Görülme sıklığı nedir?

Klamidya, ABD ’de en sık görülen cinsel yolla bulaşan hastalıktır. Ancak hastalığın genellikle sessiz seyretmesi (belirti vermemesi) nedeniyle, tahmin edilenden daha fazla kişide hastalığın olduğunu düşünüdürmektedir.

Türkiye de  yapılan, 15-44 yaşları arasında yaklaşık 700 kadının katıldığı bir araştırmada; bireylerin %4,8 ’inde chlamidya saptanmıştır.

Bizim yaptığımız bir çalışmada ise polikliniğe idrarda yanma ve akıntı nedeniyle gelen erkelerin %4,9 'unda chlamidya saptadık.

Klamidyaya karşı alınacak önlemler nelerdir?

Bu tip ciddi hastalıkların oluşmasını engellemek için; özelikle cinsel yönden çok partnerli kadn ve erkeklerin yılda birkez klamidya testlerini yaptırmaları tavsiye edilmektedir. Erkeklerde ve kadınlarda kondom kullanımı bulaşma riskini azaltmaktadır. Şuanda ABD ’de tüm hamile kadınların klamidya testi yaptırması da önerilmektedir.

Klamidya tedavi edilmediğinde oluşabilecek komplikasyonlar nelerdir?

Klamidya tedavi edilmediğinde ciddi kalıcı hastalıklara neden olabilmektedir. Tedavi edilmeyen kadınların %40’ında, klamidya rahim ve fallop tüplerine yayılarak; kronik yumurtalık ağrısına, infertiliteye veya dış gebeliğe yol açan PID’ye (Pelvik İnflamatuar Hastalık) neden olmaktadır. Ayrıca klamidya, kadın hastaların HIV ile enfekte olma olasılığını 5 kat arttırdığı görülmüştür.

Erkeklerde karşılaşılan komplikasyonlar daha nadir olup, enfeksiyonun epididime (yumurtadan sperm taşıyan kanal) yayılmasıyla ağrı, ateş ve uzun dönemde bu kanalda oluşabilecek daralmaya bağlı infertilite görülebilmektedir.

Genital bölge enfeksiyonu uzun dönemde artrite yol açabilmekte (özellikle sakroiliak eklem) ve eşliğinde deri lezyonları, göz ve üretra iltihabı ile seyreden Reiter sendromuna neden olabilmektedir.

Klamidya nasıl teşhis edilir?

Klamidya hücreiçi parazit olmasından dolayı, İdrar örneği, rektumdan alınan sürünütü, vajinal sürüntü , penis ağzından sürüntü, serviks bölgelerinden alınan sürünti örnekleriyle çeşitli laboratuar testleri ile tespit edilebillmektedir. Bu testlerden en yaygınları; kültür çalışması, antijen enzim immuno assay (EIA), enzim bağlı immuno assay (ELIZA) ve polimeraz zincir reaksiyonu (PCR)’ dur.

Klamidya enfeksiyonunun erken teşhisi; hastalığın diğer bireylere yayılmasını ve hastalarda oluşabilecek komplikasyonları engelleme imkanını sunmaktadır. Bu açıdan bakıldığında, yapılan testlerin doğru sonuç vermesi büyük önem taşımaktadır. Söz konusu tanı metotları arasında PCR testi en yüksek sensitiviteye (%98-100) sahipken; geleneksel metotlar %50-85 sensitiviteye sahiptir. Bu nedenle PCR metodu kullanılmadığında, hastaların yaklaşık %39’una yanlış/yetersiz tanı konulması söz konusu olabilmektedir. Ayrıca PCR, belirti görülen veya görülmeyen vakalarda yüksek sensitiviteyle çalıştığından tercih edilmektedir.

Klamidyanın tedavisi nasıl yapılır?

Klamidya antibiyotik ile kolayca tedavi edilebilmektedir. Azitromisin ve doksisiklin genelde önerilen antibiyotiklerdir. Tedavi sürecinde cinsel ilişki kesilmeli ve partnerlerin de test sonucuna göre tedavi katılmaları gerekmektedir.

Klinik tecrübem & Yorum

Chlamidya enfeksiyonu tabiri caiz ise sinsi bir enfeksiyondur. Belirgin semptom vermeden vücutta kalabilir. Bu nedenle cinsel yönden aktif çok partnerli kişilerin yılda 1 kez PCR testi ile clamidya araştırması yapmasını öneririm. Son dönemde gördüğüm bir diğer husus da, tıpkı neisseria gonore gibi klasik antibiyotiklere karşı direnç geliştiğidir. Bundan dolayı Antibiyotik tedavisi sonrası kesinlikle kontrol PCR testi yaptırılmasını önermekteyim.

Tüm Hakları Saklıdır. ** 2016 ** genitalya.com - Mehmet Sarıer Yasal Uyarı. 

Bu site, üroloji, jinekoloji, dermatoloji uzmanlık alanlarını ilgilendiren konularda, sağlıkçı olmayanlara yönelik genel bilgilendirme amacı taşıyan özet metinler içerir. Yazılar tıbbi terimlerin kullanımından özellikle kaçınılarak mümkün olduğunca anlaşılır gündelik bir dille kaleme alınmıştır.Eğitim materyali olarak kullanımı önerilmez. Sitede yer alan metinler tıbbi tanı veya tedavi kılavuzu niteliği taşımaz. Bilgilendirme metinlerine dayanılarak yapılacak uygulamalardan site sorumlu tutulamaz.